• Dyt. Perihan ÇİÇEK - Hakkında

    Perihan Çiçek 15 Kasım 1971 de Ankara’da doğdu. İlköğrenimini Almanya da ortaokul, lise ve üniversite eğitimini Ankara da tamamlamıştır. Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümündeki 4 yıllık eğitimini 1995 yılında tamamlamıştır...

     
     

Aile Dizilimi

Aile Dizimi, kökü Afrika'daki Şaman Zululara dayanan, Alman pedagog, filozof ve ilahiyatçı Bert Hellinger'in geliştirip, sistematik hale getirdiği bir yöntemdir. Ruhsal ve bilimsel bir teknik olup, Hollanda, İsviçre ve Avusturya'da Sosyal Sağlık Sigorta kapsamındadır.Maddi-Manevi, Ruhsal-Fiziksel bir çok sorunun çözümlenmesinde başvurulabilecek çok hızlı bir tekniktir.İnsan, kendine bile yalan söyleyebilen bir varlıktır. Ego'nun kandırma ve kandırılma halleri vardır. Ego olayları istediği gibi algılar. 10 kişi aynı filmi izlesin, hepsindeki algı farklıdır. 10 tane anneyi, kucaklarında bebekleriyle bir odaya alalım ve bir deneme yapalım. Hepsi bebeklerini emzirirlerken telefon çalsın ve anneler o telefona baksın. Bir bebek, "annem beni sevseydi telefona bakmazdı" Bir diğer bebek "annem ne kadar zeki, beni emzirirken, telefona da bakabiliyor"Bir diğeri "annem telefonu bana tercih ediyor"Bir diğeri "annem beni ne kadar çok seviyor, bu kadar işinin arasında bana zaman ayırıyor"Bir diğeri "annem bana önem veriyor, beni emziriyor, beslenmeme özen gösteriyor"şeklinde, aynı olayı farklı farklı algılarken, bir bebekte hiç bir düşünce olmayabiliyor.

Bir danışmanlık aldığımızda, sorunlarımızla ilgili, farkında olalım ya da olmayalım, danışmana olayları kendi algıladığımız ve hafızada tuttuğumuz şekilde anlatırız. "Kocam bana şöyle yapıyor" "annem bana böyle söylerdi" "babam bana bunu hiç yapmadı" şeklinde. Hakkında bilgi verdiğimiz o kişileri dinleyelim bakalım. Onlar aramızdaki ilişkiyi ve yaşananları nasıl algılamışlar ve nasıl aktarıyorlar? Oysa ki Aile Dizimi'nde taraflı olma, kandırma ve keyfe keder yönlendirme gibi bir durum olamaz. Kişi kendisi için seçilen temsilcisi de dahil olmak üzere, tüm sistemi dışarıdan izler. Ortada açılan "Bilen Alan" enerji alanında, her şey tüm yalınlığıyla ortaya çıkar. Aile Dizimi ile kuşaklar kuşaklar öncesi yaşananların, bu gün hayatımızda, ruhsal, fiziksel, zihinsel, duygusal ve enerji bedenlerimiz üzerindeki etkileri ortaya çıkar ve dönüştürülür.Kainatta var olan hiç bir oluşum yok olmaz.

Enerji çalışmalarıyla varolmuş, hala var olan ve üzerimizde engel, korku, endişe, baskı v.b... olarak kendini belli eden bu enerjileri dönüştürebiliriz.Aile Dizimi çalışmasının üstün faydalarının yanı sıra, bu tekniği neden bu denli sevdiğim noktalarına değinmek isterim. Öncelikle Aile Dizimi'nde çok açıklamaya, çok konuşmaya, çok irdelemeye gerek yoktur. Yani nihayet günümüz insanının aşırı çalıştırıp, hasta ettiği Zihin Beden dinlenebilir. Unutup, bastırdığımız Bilinçaltımız devreye girer. Uykudaki Bilinçaltı uyanmaya, üstü örtülmüş Farkındalık yükselmeye başlar. Kapatmaya, duvar örmeye çalıştığımız ve yer yer de bunu başardığımız Duygusal Bedenimiz etkinleşmeye başlar. Bizim Zihnimizle "zannettiğimiz" sorunun altındaki duygusal, köksel, ruhsal sebepler ortaya dökülmeye başlar.

Aile Dizimi ve diğer enerji çalışmaları, bizi özümüzle ve Birlik'le tekrar bağlantıya geçirmek açısından çok hızlı ve farklı bir dinamiğe sahiptir. Sadece madde boyutuyla ve fiziksel bedenle sınırlı kalmayıp, ruhsal boyutla bağlantıda çalışıldığından, karmik, ruhsal, duygusal, zihinsel ve enerji bedenlerini de işin içine katarak arındırdığından, çok boyutlu ve tümseldir. Kainatta yaşanmış bir olayı biz 'miş'li ya da 'di'li geçmiş zaman ekli fiillerle anlatırız. Bir olay 3 saat önce ya da 4 yıl önce de ya da 142 yıl önce de yaşansa, olayın yaydığı titreşim hala devam etmektedir. Kişinin dedesinin annesinin 80 yıl önce yaşamış olduğu bir olayın enerjisi, hala Kainatta titreşirken, aynı zamanda kişinin üzerinde ve hayatında da titreşmesi söz konusudur."Düşüncelerimizi değiştirelim, hayatımızı değiştirelim" söylemi güzeldir, hoştur ama bence -tek başına- yeterli değildir. "Olumlu düşünelim, olumlu olsun" söylemi ne kadar güzel. Al benden de o kadar. Ne güzel olurdu, düşündüğümüz her olumlu düşüncenin gerçekleşmesi. Ama biz birbirimizden ayrık varlıklar değiliz.

Hepimiz, tek tek, Bütün'ün parçalarıyız ve birbirimizle etkileşim halindeyiz. Bir başımıza, sadece düşünerek kendimiz için istemlerde bulunamayız. Çünkü sadece Zihin Bedenden oluşmuyoruz.Zihnimizde harika bir aşk-sevgi-saygı-cinsellikle dolu, muhteşem bir ikili ilişki canlandırıp, olmasını isteyebiliriz. Abartıp "Yaratım Yapmak" diyenler de var ama biz yaratamayız. Biz Tanrı değiliz. Tanrı'nın özenle yarattığı değerli varlıklarız ama bizler, üretim yapabilir ve dönüştürebiliriz. Olumlu düşündük, dileğimize odaklandık ve muhteşem bir ilişki tasarımını evrene gönderdik. Harika. Peki bizim köklerimizde, sülalemizde tacize uğrayan kişi/kişilerin şu an ruhsal, fiziksel, duygusal ve enerji bedenlerimizdeki zuhurları hala bulundukları yerdeyken, sadece zihinsel bedenimizin, düşüncelerimizin yeterli olabilmesi mümkün mü?Doğuştan -O- bacaklı bir kadın arkadaşım var. Daha doğrusu ayakları düz değil de neredeyse 45 derece içe dönük, ayaklar ve dizlerle kendini dışarıya kapatmış ve bu duruş dolayısıyla bacakları -O- bacak olarak görünen biri.

Berlin'de Aile Dizimi eğitimi aldığım Enstitüde sınıf arkadaşımdı. 2 çocuk annesi olmasına rağmen, son derece erkeksi bir görünüşe sahip. Eğitim boyunca deneyimlediğimiz yüzlerce dizimden birinde, onun dizimlerinden birinde, II. Dünya savaşında, anneannesinin -düşman- bir asker tarafından iğfal edildiği ortaya çıkmıştı. Ruh bilgi küpüdür. Sigmund Freud 20. y.y.'da çok önemli bir adım atmış ve insanı psikoloji ile tanıştırmıştır. Kendisine saygılarımı sunuyorum. Psikoloji, psikiyatri sayesinde, insanlarda farklı bir bakış açısı uyandı. Öğrencisi Jung hocasından öğrendiklerini daha farklı sentezleyerek insanlığa yardım panelini ilerletti. Şahane. Bunlar geçen yüzyıl için cesur adımlardı, kesinlikle de faydalananlar oldu, hala oluyor. Ama Allah'a şükür, aldığım bu kadar çok ve birbirinden değerli eğitimlerle, kadim bilgilerle ve karmalarımdan getirdiğim değerlerle, bu noktada Freudyen psikoloji tekniği ile, insanı iyileştirmeyi yüzeysel ve tekdüze buluyorum. Sadece 0-6 yaşa ve anne-babaya odaklı çalışmak kısırdır.

Zararlı demediğim gibi, kesinlikle yararları olduğunu da biliyorum by tekniklerin. Ama büyük resme bakmak istiyorsak, Bütün'ün bir parçası olduğumuzu tekrar hatırlamak istiyorsak ve sadece bu hayatımız değil de, genel ve bütünsel olarak arınmak, şifalanmak ve farkındalık istiyorsak, karmalarımızı, ruhsal, fiziksel, zihinsel, duygusal ve enerji bedenlerimizi da hatırlayalım ve hepsini şifalandırmamızın bizlerin ve bütünün daha hayrına olduğunu hatırlayalım diyorum.Yeni teknikler doğuyor, eski unutulmuş, unutturulmuş kadim bilgiler tekrar insanoğlu için su üstüne çıkıyor, çok güzel çalışmalar, uygulamalar, teknikler bizler için ortaya seriliyor. Ne güzel. Sevgi, saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Dileyenler, zamanı gelenler kendine en uygun yöntem/yöntemleri bulup çalışıyor. 2011 Ocağında Neptün Balik burcuna geçti. 13 yıl Duygusal Balık Burcu Sezgisel Neptün gezegenini ağırlıyor. İstesek de istemesek de ruhsal ve duygusal olarak uyanış içindeyiz. Tabii ki şu anda dünyada yaşayan bedenlenmiş ruhların hepsi enerji çalışması ya da meditasyon yapmıyor, yapmayacak da. Ama kelebek etkisiyle, birimizin, onumuzun, yüzümüzün, binimizin yaptığı, katıldığı çalışmalar, hiç katılmayanları bilinçaltlarından etkiledi, etkiliyor, etkileyecek.

Psikoterapi, Yaşam Koçluğu, Danışmanlık tabii ki kişiye farkındalık sağlayabilir, şifa ve yarar getirebilir ama bence tek yönlü ve bütünsel bakıldığında -yetersiz- demeyim ama sınırlıdır. Psikoterapi, Yaşam Koçluğu, ve Danışmanlık bu hayatla sınırlıdır. Bireyi bu hayatıyla ilgili isteklerine kavuşturmada aracılık eder ki o da yine kendi içinde sınırlıdır her ne kadar üst bilinç, bilinç ve bilinçaltıyla çalışma prensibi doğrultusunda yol alsa da, sadece zihinsel, duygusal bedenle ve bu hayatı ve bu hayatındaki ebeveynlerine odaklı çalıştığı için belli bir yere kadar ulaşır ve kalır. Danışan her şeyi kendi bakış açısından anlatır. Kendi duyumladığı, hissettiği ve düşündüğü şekilde paylaştığı için ve enerji alanı oluşturmadan çalışıldığından belli bir alanda kalınır. Bu dünyada ve bu bedende.Psikolojide genelde 0-6 yaşa gidilir ve terapi sürecinde, bu hayattaki ebeveynlerimizin üzerimizdeki etkilerine odaklı olarak çalışılır. Oysa Aile Dizimi, Geçmiş Yaşam Terapisi, Bio Enerji, Saf Dokunuş, Ezoterik Şifalanma, Ra Sheeba gibi çalışmalarda Fiziksel Beden, Ruhsal Beden, Duygusal, Zihinsel, Enerji Bedenleri ve Karma da kapsama alındığından, şifalanma, temizlenme, mutlu ve farkında olabilmek çok daha kapsamlı, çok yönlü ve çok boyutlu olur

 

UYGULAYICI:
BANU BİRTEK
 
ONLINE DİYET